Jump to content

Sayısal Vatan Haini


şenol eker

Önerilen İletiler

Bilgisayarlarda tüm işlemler 1 ve 0'dan, "doğru" ve "yanlış"tan oluşur. Buna "sayısal" diyoruz. Ama dünyamızdaki olaylar ise, "Doğru" ve "Yanlış" gibi kesin değildir. Bunun arasında sonsuz değer alabilir.
Dolayısı ile zevklerde, tercihlerde, görüşlerde, davranışlarda da hiç bir zaman "1" ve "0" yoktur. Daima bir ara değerdedirler. Örneğin "dindar" bir birey, sorulduğunda "dindar" olduğunu söyler, ama hiç ibadet yapmaz, inandığı dinin gereklerinden hiç birini yerine getirmezken diğer bir dindar örneğin ibadetlerini yapar ama tüm dinlerin "yapmayın" diye emrettiği hırsızlıkla geçimini sağlayabilir. Ya da x takımını tutan bir birey takımı maç kaybettiğinde krize girebilir, diğeri umursamaz, beriki oyuncuları suçlar.

Ama günümüzde hem bu davranışlar, hem de algılarımız, "sayısal" olmaya doğru gidiyor. Örneğin biz açık maviyi seviyorsak, başka renkleri, hatta açık olmayan normal maviyi sevenleri bile "hasım" olarak algılıyoruz. Onlara savaş açabiliyoruz.

Bunun en güzel yansıması siyaset ve din elbette. X partisini "tutan" birisi, y partisinin yaptığı en iyi davranışı dahi kötülemeye, yapamıyorsa çarpıtmaya, o da olmuyorsa görmezden gelmeye çalışıyor. Buna karşılık x partisinin eylemleri ne kadar kötü olursa olsun, gizlemeye ya da çarpıtarak iyi göstermeye çalışıyor. Halbuki ben o parti değilim. X partisi de değilim, Y partisi de değilim. A takımı da değilim, B takımı da değilim. Partilerin de takımların da birine kendimizi yakın görmemiz, bizi "sayısal" yapmamalı. Her iki tarafın da doğruları ve yanlışları olduğunu kabul edip yanlış olanı -kendi sempati duyduğumuz parti bile olsa- eleştirebilmeli, diğer parti doğru bir şey yaptığında alkışlamalıyız. Ancak bunu yaptığımızda "partiden yana" değil, "doğrudan yana" oluruz.

Sayısallaştıkça tahammülsüzleşiyoruz. Ben yemeği az tuzlu seviyorsam, "çok tuzlu sevenlere ölüm" diyebilirim, çok tuzlu sevdikleri için onları aşağılayabilir, ötekileştirebilir, hedef gösterebilir, "vatan haini" ilan edebilirim.

Doğrular da tek değildir. Birine göre bu sorunun X yoluyla çözülmesi daha doğru iken, diğeri için Y yoluyla çözülmesi daha doğru olabilir. Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. Bunlardan birine doğru diğerine yanlış bile diyemeyiz. Sadece birine sempati duyabiliriz. Ama bu, diğerine düşman olmayı gerektirmez.

Bu konuda çok dertliyim, çok. İnsanlar sürekli saçma sapan konularda kutuplaşıyorlar, yankı fanusları içinde dezenformasyona uğrayıp kendisi gibi olmayana / düşünmeyene kinleniyor, onları öldürmek gerektiğini düşünmeye varacak hale geliyorlar, herkes birbirini "vatan haini" ilan ediyor. Bu kutuplaşmanın sonu kötü. Bir toplum insanlardan oluşur ve hiç bir insan diğerinin fotokopisi değil. İnsanları anlamaya çalışmak yerine değiştirmeye, kendimiz gibi yapmaya çalışmanın sonu hayra alamet değil.

Yorum bağlantısı
Sitelerde Paylaş

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Editör içeriğini temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgilendirme

Facebook / Twitter / Google hesabınızla kolayca kaydolup cevap verebilir, soru sorabilir, istekte bulunabilirsiniz.
Devam etmeniz, forum kurallarını kabul ettiğiniz anlamına gelir.            Forum Kuralları